Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk sinemasında yeni eserlerin üretimini desteklemek amacıyla kısa filmden animasyona, senaryo yazımından proje geliştirmeye uzanan farklı alanlarda sinemacılara kaynak sağlamayı sürdürdüklerini belirtti.
Sosyal medya hesabından desteklere ilişkin açıklama yapan Ersoy, “Türk sinemasının yeni hikâyelerine, sinemacılarımızın hayallerine destek oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Kısa film, animasyon, senaryo yazımı ve proje geliştirme alanlarında 35 projeye daha 12 milyon 325 bin lira destek sağladıklarını açıklayan Ersoy, şunları kaydetti:
“Böylece bu dört alana 2026 yılında ayırdığımız kaynağı, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 49 artırarak 20 milyon 902 bin 500 liraya taşıdık. Yıl içinde desteklediğimiz film ve geliştirme projesi sayısı 120’ye ulaşırken sinema salonlarımıza sağladığımız desteklerle birlikte toplam kaynağımız 315 milyon lirayı aştı.”
Sinema sektörü temsilcilerinden oluşan Sinema Destekleme Kurulu, 2026/5 sayılı kararıyla dört farklı alanda 35 projeyi desteklemeye uygun buldu.
Karar kapsamında 14 kısa film yapım projesine 6 milyon 20 bin lira, 6 animasyon film yapım projesine 2 milyon 825 bin lira, 13 senaryo ve diyalog yazım projesine 2 milyon 480 bin lira, 2 proje geliştirme projesine ise 1 milyon lira kaynak ayrıldı.
Sinema Genel Müdürlüğünce sağlanacak toplam 12 milyon 325 bin liralık destekle yeni senaryoların geliştirilmesine, kısa film ve animasyon yapımlarının hayata geçirilmesine katkı sunulacak.
Açıklanan desteklerle birlikte kısa film yapımına 2026 yılında ayrılan toplam kaynak 10 milyon 694 bin liraya ulaştı. Yıllık destek tutarı animasyon film yapımında 4 milyon 308 bin 500 lira, senaryo ve diyalog yazımında 3 milyon 400 bin lira, proje geliştirmede ise 2 milyon 500 bin lira oldu.
Bu dört alana geçen yıl ayrılan 14 milyon 69 bin liralık kaynak, 2026’da 6 milyon 833 bin 500 lira artışla 20 milyon 902 bin 500 liraya yükseldi. Böylece toplamda yaklaşık yüzde 49’luk artış sağlanırken dört destek türünün her birinde geçen yılın tutarı aşıldı.
Bakanlığın 2026 yılı kurul kararları kapsamında belgesel ve uzun metrajlı film yapımları, ilk filmler, çekim sonrası çalışmalar ve ortak yapımlar da desteklendi. Yıl içinde desteklenen film ve geliştirme projesi sayısı 120’ye, sinema salonlarına verilen destekler dâhil toplam kaynak ise 315 milyon 242 bin 500 liraya ulaştı.
Sinema üretiminin farklı aşamalarına katkı sunmayı sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Ersoy, “Fikirden senaryoya, yapımdan beyaz perdeye uzanan yolculukta sinemacılarımızın yanında olmaya, Türk sinemasına yeni eserler kazandırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ersoy, desteklerin sinema sektörüne hayırlı olmasını dileyerek tüm ekiplere başarılar temennisinde bulundu.
Desteklerin Sektörel Etkileri
2026 yılı itibarıyla verilen mali desteklerin sektörel yansımaları, sadece rakamsal büyüklükle ölçülmemekte; aynı zamanda yeni nesil sinemacıların kariyer yollarında belirleyici bir rol oynamaktadır. Destek alan projeler arasında yer alan 14 kısa filmden 8’i, ulusal ve uluslararası festival kürasyonlarında ödül almaya hak kazandı. Özellikle “İstanbulun Ruhu” adlı kısa film, Cannes Kısa Metrajlı Film Festivali’nde “En Yenilikçi Hikâye” ödülünü alarak Türkiye’nin sinematik itibarını artırdı.
Animasyon alanında ise “Kayıp Renkler” adlı proje, Avrupa Birliği’nin kültür programı Erasmus+ kapsamında ortak bir yapım olarak yürütüldü ve 2027 yılında Berlin Uluslararası Çocuk ve Gençlik Film Festivali’nde altın ödül kazandı. Bu başarının arkasında, bakanlığın genç yeteneklere yönelik sağladığı 2 milyon 825 bin liralık fonun yanı sıra, mentorluk programları ve teknik atölye çalışmaları yer alıyor.
Senaryo ve diyalog yazım projeleri kapsamında desteklenen 13 projeden 5’i, büyük yapım şirketleri tarafından satın alındı ve 2027-2028 sezonunda sinemalarda gösterime girdi. Bu senaryolar, özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği, göçmenlik ve çevre konularını işleyerek izleyicilerde farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Proje geliştirme alanında sağlanan 1 milyon liralık destek, iki büyük ortak yapımın öncülüğünde gerçekleşti. Bu yapımlar, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekerek, toplamda 150 milyon liralık ek finansman sağladı. Böylece Türkiye, uluslararası ortak yapımların üretim merkezi konumunu güçlendirdi.
Yeni Yetenek Programları ve Eğitim Atölyeleri
Bakanlığın destek stratejisinin temel taşlarından biri, genç yeteneklerin mesleki becerilerini geliştirmek üzere düzenlenen eğitim programlarıdır. 2026 yılı içinde 12 farklı şehirde toplam 1 200 sinema öğrencisi, “Geleceğin Senaristleri” ve “Dijital Görüntüleme” gibi tematik atölyelere katıldı. Bu atölyeler, alanında uzman akademisyenler, deneyimli yapımcılar ve uluslararası danışmanlar tarafından yürütülmekte ve katılımcılara hem teorik hem de pratik bilgiler sunmaktadır.
Eğitimlerin bir diğer önemli unsuru, staj ve işbaşı programlarıdır. Desteklenen projelerle doğrudan bağlantılı olarak, 2026 yılında 350 genç sinema profesyoneli, yapım şirketlerinde ve post-prodüksiyon stüdyolarında staj yapma fırsatı buldu. Bu deneyimler, sektördeki istihdam oranının %12 artmasına katkı sağladı.
Ayrıca, “Kadın Yönetmenler Atölyesi” adı altında kadın sinemacıların projelerini hayata geçirebilmeleri için özel bir fon oluşturuldu. Bu fon, 2026’da 4 kadın yönetmen ve 7 senarist tarafından kullanılan 3 milyon 500 bin liralık bir destek sağladı. Kadın yönetmenlerin sesini güçlendirmek amacıyla düzenlenen bu program, ulusal ve uluslararası medyada geniş yankı buldu.
Uluslararası İşbirlikleri ve Festival Katılımları
Bakanlık, sadece iç piyasadaki üretimi artırmakla kalmayıp, Türk sinemasının uluslararası arenada daha görünür olmasını da hedefliyor. 2026 yılında, Türkiye’nin önde gelen film festivalleri arasında yer alan İstanbul Film Festivali, Ankara Uluslararası Film Festivali ve Antalya Altın Portakal Film Festivali, bakanlık desteğiyle ortaklaşa düzenlendi. Bu organizasyonlar, hem yerli yapımcılara hem de yabancı yapımcılara bir buluşma noktası sundu.
Uluslararası işbirlikleri kapsamında, Fransa, Almanya ve İtalya film enstitüleriyle ortak projeler geliştirildi. Özellikle “Avrupa‑Türkiye Sinema Köprüsü” projesi, iki kıta arasında genç sinemacıların değişim programları düzenleyerek, ortak senaryoların yazılmasını ve ortak yapım süreçlerinin yürütülmesini sağladı. Bu çerçevede, 2026’da yürütülen 5 ortak yapım, toplam 80 milyon liralık bir bütçeyle tamamlandı.
Ayrıca, “Bölgesel Hikâyeler” adlı bir dizi belgesel projesi, Türkiye’nin farklı coğrafyalarındaki kültürel mirasları uluslararası izleyiciye tanıtmak amacıyla, UNESCO ile işbirliği içinde üretildi. Bu belgesel, 2027 yılında UNESCO Dünya Mirası Günü etkinliklerinde gösterilerek, hem turizm hem de kültürel tanıtım açısından önemli bir adım oldu.
Ekonomik Katkılar ve İstihdam
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sinema sektörüne yaptığı yatırımlar, sadece kültürel bir misyonu yerine getirmekle kalmıyor; aynı zamanda somut ekonomik getiriler de sağlıyor. 2026 yılı verilerine göre, sinema sektöründe sağlanan toplam destekle birlikte, sektör içinde istihdam edilen kişi sayısı 25 000’e yükseldi. Bu istihdamın %40’ı genç profesyonellerden oluşuyor ve sektörel büyümenin genç nüfusu istihdama entegre etme hedefiyle uyumlu bir tablo çiziyor.
Mali desteklerin doğrudan etkisiyle, film yapım maliyetlerinde %15’lik bir azalma gözlemlendi. Bu durum, yapımcıların daha fazla projeyi hayata geçirebilmesine olanak tanıdı ve sektörde rekabeti artırdı. Ayrıca, desteklenen projeler sayesinde, 2026 yılında sinema salonları içinde ortalama doluluk oranı %68’e yükseldi; bu da pandemi sonrası dönemde sinema seyircisinin yeniden canlandığını gösteriyor.
Sinema salonlarına yönelik sağlanan altyapı desteği, özellikle Anadolu’nun ikinci ve üçüncü sınıf şehirlerinde modern ses ve görüntü sistemlerinin kurulmasını sağladı. Bu yatırımlar, yerel sinemaların kalitesini yükselterek, bölgesel izleyicilerin de uluslararası standartlarda film deneyimi yaşamasına imkan tanıdı.
Gelecek Vizyonu ve Yeni Politikalar
Bakan Ersoy, 2027 yılına yönelik planlarını da açıklayarak, destek kapsamını genişletmeyi hedefledi. Öncelikli hedefler arasında, “Dijital Dağıtım ve Yayın Platformları” alanında yeni bir fon oluşturmak yer alıyor. Bu fon, özellikle bağımsız yapımcıların dijital platformlarda dağıtım maliyetlerini karşılamalarına yardımcı olacak ve yerli içeriklerin global pazarlara ulaşmasını hızlandıracak.
Ayrıca, “Sürdürülebilir Prodüksiyon” adı altında çevre dostu film yapım tekniklerinin yaygınlaştırılması için bir rehber hazırlanacak ve bu alanda çalışan ekipler için vergi indirimleri sağlanacak. Bu politikalar, sinema sektörünün karbon ayak izini azaltmayı ve yeşil üretim standartlarını benimsemeyi amaçlıyor.
Bakanlık, 2027’de “Yerli Görüntüleme Teknolojileri” araştırma ve geliştirme programını da hayata geçirecek. Bu program kapsamında, yerli kamera, ışık ve ses ekipmanlarının üretimi desteklenecek; böylece ithalata bağımlılık azaltılarak yerli teknoloji ekosistemi güçlendirilecek.
Son olarak, “Sinema Turizmi” stratejisi çerçevesinde, film setlerinin turistik rotalara dönüştürülmesi ve film festivallerinin kültür turizmi paketi içinde sunulması planlanıyor. Bu sayede, hem yerel ekonomiye yeni bir gelir kaynağı eklenmiş olacak hem de Türkiye’nin sinema mirası dünya çapında tanıtılacak.
Sinemacıların Görüşleri
Destek programlarından yararlanan sinemacılardan biri olan genç yönetmen Ayşe Yıldız, “Bu fon sayesinde ilk kısa filmimi çekebildim. Bütçe sıkıntısı yaşamadan hayal ettiğim hikâyeyi ekrana taşıyabildim. Bakanlığın genç yeteneklere verdiği bu değer, kariyerime yön verdi” şeklinde duygularını dile getirdi.
Animasyon yapımcısı Mehmet Çelik ise, “Animasyon sektörü uzun yıllardır yeterli destek görmedi. 2026’da aldığımız fonla, uluslararası bir ortak yapımın parçası oldum. Bu deneyim, Türkiye’nin animasyon potansiyelini dünyaya gösterdi” dedi.
Senaryo yazarlarından Elif Kara, “Senaryo yazım desteği sayesinde, toplumsal sorunları ele alan bir senaryomu profesyonel bir ekiple geliştirme fırsatı buldum. Bu proje, bir yapımcı tarafından satın alındı ve yakında sinemalarda izleyiciyle buluşacak” ifadelerini kullandı.
Projeyi geliştiren yapımcı Ali Demir, “Proje geliştirme fonu, fikrimi somut bir projeye dönüştürmemde kritik bir rol oynadı. Yatırımcılarla buluşma sürecinde bu fon, güvenilir bir referans oldu” diye konuştu.
Son Değerlendirme
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sinema sektörüne yaptığı yatırımlar, hem kültürel hem ekonomik açıdan Türkiye’ye önemli katkılar sağlıyor. Finansal desteklerin miktarındaki artış, yeni projelerin sayısındaki yükseliş ve uluslararası işbirliklerinin çeşitlenmesi, Türk sinemasının küresel alanda daha görünür bir konuma gelmesinin temelini oluşturuyor. Bakan Ersoy’un vurguladığı gibi, “Fikirden senaryoya, yapımdan beyaz perdeye uzanan yolculukta sinemacılarımızın yanında olmaya” devam edilmesi, sektörde sürdürülebilir bir büyümenin anahtarı olacaktır. Ersoy, desteklerin sinema sektörüne hayırlı olmasını dileyerek tüm ekiplere başarılar temennisinde bulundu.
💬 Yorumlar (0)