**Kategori:** Gündem **Paylaş:** Sağanağın etkisiyle Kağıthane Deresi taşma noktasına geldi --- ## Olayın Özeti İstanbul’da 14‑15 Ekim 2026 tarihleri arasında etkili olan şiddetli sağanak yağış, şehrin birçok bölgesinde su baskınlarına yol açtı. Özellikle Kağıthane semti, yağmur suyunun dereden akış hızı ve debisinin aniden artması nedeniyle kritik bir noktaya, yani “taşma noktasına” ulaştı. Şehrin kuzeybatısında yer alan Kağıthane Deresi, uzun yıllardır yağış yönetimi açısından riskli bir bölge olarak kabul ediliyordu; ancak bu seferki yağış miktarı ve süresi, derenin taşıma kapasitesini aşarak altyapı sistemini zorladı. Sağanak yağışın şiddeti, Kağıthane’deki ana arterleri, sokakları ve hatta yan yolları sular altında bıraktı. Çeşitli haber ajanslarının ve sosyal medyanın paylaştığı görüntülerde, göle dönüşen yollar, suyla kaplanmış otobüs durakları ve araçların bataklıklarda sıkışıp kalmış halleri net bir şekilde görülüyor. Olay, İstanbul genelinde “sağanak yağış” uyarısının hâlâ etkili olduğunu ve şehir altyapısının bu tür ekstrem hava olaylarına karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. --- ## Yağışın Şiddeti ve Etkileri ### Meteorolojik Veriler Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı rapora göre, 14 Ekim 2026 akşamı saat 18.00’den itibaren İstanbul’un Avrupa yakasında, özellikle Kağıthane, Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer bölgelerinde yoğun yağış başladı. 24 saat içinde toplam 140 mm yağış kaydedildi; bu rakam, kentin ortalama yıllık yağış miktarının %30’una tek bir gecede ulaşması anlamına geliyor. - **Saat 20.00:** 30 mm yağış - **Saat 22.00:** 55 mm yağış (ilk 2 saat içinde birikmiş toplam) - **Saat 00.00:** 90 mm yağış (24 saat içinde %64’ü) - **Saat 02.00:** 140 mm yağış (kayıtlı maksimum) Bu yoğunluk, yağmur suyunun doğal drenaj sistemleri ve yer altı kanalizasyonu üzerindeki baskıyı dramatik bir şekilde artırdı. Özellikle eski binaların çatıları, çatı katı su birikintileri ve yağmur suyu toplama çukurları yetersiz kaldı; sonuçta su, yolların altına sızmak yerine yüzeyde birikmeye başladı. ### Fiziksel Hasarlar Sağanak yağışın etkileri sadece su birikintileriyle sınırlı kalmadı. Şu anki veriler şu şekilde özetlenebilir: - **Ulaşım:** Kağıthane Caddesi, Vatan Caddesi, Şeker Mahallesi sokakları tamamen kapanmış, otobüs ve minibüs seferleri iptal edilmiş. Trafik sıkışıklığı, acil durum araçlarının bölgeye ulaşmasını zorlaştırdı. - **Araçlar:** 120’den fazla motorlu taşıt, sular altında kalmış veya bataklıklarda sıkışmış. Çoğu araç, su seviyesinin 30 cm’yi aşmasıyla hareket edemedi. - **İşyeri ve Konutlar:** 45 bina, bodrum katlarında su basmasıyla karşılaştı; bazı binalarda çatı suyu sızıntısı, iç mekanlarda su birikintisi ve elektrik arızaları rapor edildi. - **Altyapı:** Yer altı kanalizasyonunda tıkanıklık, bazı bölgelerde suyun geri basarak sokaklara çıkmasına neden oldu. Bu etkiler, sadece fiziksel hasar değil, aynı zamanda ekonomik kayıpları ve günlük yaşamın aksamasını da beraberinde getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) verilerine göre, sadece Kağıthane bölgesindeki hasar maliyetinin 8 milyon TL’yi aşması bekleniyor. --- ## Kağıthane Deresi’nin Tarihçesi Kağıthane Deresi, Beyoğlu, Şişli ve Kağıthane semtlerini birbirine bağlayan, Marmara Denizi’ne dökülen bir akarsudur. 19. yüzyıldan bu yana bölge, sanayi tesisleri, tersane ve fabrikalarla doluydu; bu da derenin doğal akışına ek yük getirdi. 1990’ların sonlarında, kağıthane çevresinde yapılan büyük ölçekli konut projeleri, bölgenin nüfus yoğunluğunu iki katına çıkardı. Bu süreçte, derenin taşıma kapasitesini artırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapıldı; ancak bu düzenlemeler çoğunlukla kısa vadeli çözümler sundu. Özellikle 2001 yılında meydana gelen büyük sel felaketi, Kağıthane Deresi’nin taşma riskinin ne kadar ciddi olduğunu gösterdi. O dönemde, 150 m³/s debi kapasitesine sahip bir kanalizasyon sistemi planlanmış, fakat finansal kısıtlamalar ve planlama hataları nedeniyle proje tamamlanamadı. 2020 yılında, AFAD ve İBB iş birliğiyle “Kentsel Sel Risk Yönetimi Projesi” başlatıldı. Projede, derenin kritik noktalarında yeni betonarme kanallar, su tutma havuzları ve pompa istasyonları inşa edilmesi hedeflendi. Ancak, bu projeler henüz %70 tamamlanmışken, 2026’daki sağanak yağış beklenmedik bir şekilde sistemi zorladı ve taşma noktasına ulaşmasına yol açtı. --- ## Yerel Yönetim ve AFAD Müdahaleleri ### İlk Müdahale Sağanak yağışın etkisini gösterdiği anda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Acil Durum Yönetim Merkezi (ADYM) devreye girdi. Saat 19.30’da, Kağıthane Belediyesi’nin “Acil Durum Ekipleri” sahaya sevk edildi; su tahliye ekipleri, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri koordineli bir şekilde çalışmaya başladı. - **İtfaiye:** 12 itfaiye aracı, su birikintilerinde mahsur kalan araçları kurtarmak ve yol temizliği yapmak için sahaya gönderildi. - **Polis:** 5 polis karakolu, trafiği yönlendirmek ve kalabalık bölgelerde güvenliği sağlamak amacıyla devreye girdi. - **Sağlık:** 3 ambulans, su basması nedeniyle yaralanan vatandaşları hastanelere taşıdı. ### AFAD’ın Rolü Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), bölgedeki sel riskine karşı önceden hazırlıklı olduğu iddiasıyla, “Sel Erken Uyarı Sistemi”ni aktif hale getirdi. Sistem, Kağıthane Deresi’nin debi ölçüm istasyonlarından gelen verileri gerçek zamanlı olarak analiz edip, belediyeye ve halka uyarı gönderdi. AFAD’ın “Kritik Durum” raporuna göre, 18:00’de derede ölçülen debi 210 m³/s seviyesine ulaşmıştı; bu değer, derenin tasarım kapasitesinin %120’si anlamına geliyordu. Bu veriler ışığında, AFAD aşağıdaki adımları hayata geçirdi: 1. **Mobil Pompa Birimleri:** 4 adet 250 m³/s kapasitesine sahip mobil pompa, suyun acil tahliyesi için derenin kritik noktasına yerleştirildi. 2. **Geçici Barajlar:** Derenin kenarına, suyun yönlendirilmesi için geçici çelik barajlar kuruldu. 3. **Koordinasyon Merkezi:** AFAD, İstanbul Valiliği ve İBB arasında 24 saat açık bir koordinasyon merkezi kurarak, sahadaki ekiplerin ihtiyaçlarını anlık olarak karşılamaya çalıştı. ### Toplum Temelli Yardım Çabaları Yerel sivil toplum kuruluşları (STK) da hızlı bir şekilde harekete geçti. “İstanbul Yeşil Şehir Derneği” ve “Kağıthane Mahalle Muhtarları Birliği” gibi örgütler, suyla mücadele ekipmanları (çöpler, pompa, su geçirmez çadır) temin etti ve bölge sakinlerine dağıttı. Mahalle muhtarları, en riskli mahallelerde geçici sığınaklar kurarak, evlerinden tahliye edilemeyen vatandaşların barınma ihtiyacını karşıladı. --- ## Vatandaşların Görüşleri ### Mahalle Sakinlerinin Yaşadığı Zorluklar Kağıthane Mahallesi’nde yaşayan 38 yaşındaki öğretmen **Ayşe Yılmaz**, olay sırasında evinin bodrum katının suyla dolduğunu ve elektriksiz kaldığını belirtti: > “Sağanak yağış aniden bastı, sular yükseldiğinde bodrumda ne yapacağımızı bilemedik. Çocuklarımı bir kenara koyup, suyun yükselmesini izledik. Şu an evimizde ışık yok, su da yok. Yardım bekliyoruz.” Benzer şekilde, Kağıthane’de bir iş yeri sahibi olan **Mehmet Çelik**, iş yerinin bir kısmının su altında kalması ve stok kaybı yaşaması nedeniyle maddi zararın büyük olduğunu ifade etti: > “Mağazamızın bir bölümü tamamen sular içinde kaldı, ürünlerimiz çürüdü. Sigortamıza başvuracağız ama bu süreçte işimiz durdu, çalışanlarımın maaşlarını ödeyemeyebiliriz.” ### Çözüm Beklentileri Sokakların su altında kalması, özellikle yaşlı ve engelli vatandaşların hareket kabiliyetini ciddi ölçüde kısıtladı. **68 yaşındaki emekli** **Fatma Demir**, “Büyükannem yürüyemiyor, suya düşmekten korkuyor. Yardım ekibinin daha hızlı gelmesini ve geçici köprüler kurmasını istiyoruz” diyerek, acil yardım taleplerini dile getirdi. Bu geri bildirimler, belediyenin ve AFAD’ın sadece teknik müdahalelerle yetinmemesi, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve sosyal hizmetler açısından da kapsamlı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. --- ## Gelecek İçin Alınacak Önlemler ### Altyapı Yatırımları Uzmanlar, Kağıthane Deresi’nin mevcut durumunun, sadece tek bir sel felaketine değil, uzun vadeli iklim değişikliği trendlerine karşı da bir uyarı olduğunu vurguluyor. **İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü**nden Prof. Dr. **Ahmet Korkmaz**, “Küresel ısınma ve artan hava olayları, şehirlerimizin yağış rejimlerini değiştirecek. Bu nedenle, mevcut drenaj sistemlerinin kapasitesi artırılmalı, yağmur suyu toplama ve geri kazanım projeleri genişletilmelidir” dedi. İBB’nin 2025‑2029 dönemine ait “Kentsel Sel Risk Yönetimi Stratejisi” kapsamında öngördüğü başlıca yatırımlar şunlardır: 1. **Yeni Kanalizasyon Hatları:** Derenin kritik bölgelerinde 300 m³/s kapasitesine sahip yeni betonarme kanallar inşa edilmesi. 2. **Yağmur Suyu Depolama Havuzları:** 5 büyük ölçekli yağmur suyu tutma havuzu (her biri 5 milyon m³) yapılarak, ani su akışının kontrol altına alınması. 3. **Akıllı Sensör Ağı:** Deredeki debi ve su seviyesi ölçüm noktalarına IoT tabanlı sensörler yerleştirerek, gerçek zamanlı veri akışı sağlanması. 4. **Yeşil Altyapı:** Sokakların kenarına yeşil çatı, permeabel (su geçirgen) kaldırımlar ve biyolojik su arıtma sistemleri eklenmesi. ### Hukuki ve Finansal Düzenlemeler Sel felaketlerinin ekonomik etkileri, sigorta sektörü ve devlet bütçesi üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. **Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB)**, sel riskine karşı daha kapsamlı bir “Doğal Afet Sigortası” ürününün zorunlu kılınması gerektiğini öneriyor. Ayrıca, belediyelerin altyapı projeleri için “Kamu-Özel İşbirliği (PPP)” modeliyle finansman sağlaması, uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından kritik. Bu çerçevede, **İstanbul Büyükşehir Belediyesi** 2026‑2028 yılları arasında 1,5 milyar TL’lik PPP bütçesi ayırarak, Kağıthane Deresi projesine yönlendirmeyi planlıyor. ### Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları Teknik müdahaleler kadar, toplumsal bilinçlendirme de hayati önem taşıyor. **AFAD**, “Sel Bilinçlendirme Haftası” kapsamında okullarda, mahalle toplantılarında ve sosyal medya kanallarında “Erken Uyarı, Tahliye ve Güvenli Alanlar” konularında eğitimler düzenliyor. İstanbul’da 2025 yılında başlatılan “Akıllı Şehir” projesi çerçevesinde, mobil uygulama üzerinden anlık sel uyarıları, tahliye rotaları ve acil durum numaraları vatandaşlarla paylaşılacak. Bu sayede, gelecekte benzer bir olayda insanların zamanında hareket etmesi sağlanacak. --- ## Sonuç ve Değerlendirme İstanbul’da 14‑15 Ekim 2026 tarihli sağanak yağış, Kağıthane Deresi’nin taşma noktasına ulaşmasıyla birlikte, şehir altyapısının ve acil durum yönetiminin ne kadar kritik bir noktada olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yağışın şiddeti, geçmiş yıllarda kaydedilen en yüksek değerleri aştı ve bu durum, iklim değişikliğinin şehir yaşamına doğrudan etkisini gözler önüne serdi. **Olaydan çıkarılabilecek temel dersler şunlardır:** 1. **Altyapı Yetersizliği:** Mevcut drenaj ve kanalizasyon sistemleri, aşırı yağış olayları karşısında yeterli kapasiteye sahip değil. Acil ve uzun vadeli yatırımlar, altyapının dayanıklılığını artırmalı. 2. **Koordinasyon ve Hız:** AFAD, İBB ve belediyelerin kriz anında hızlı bir koordinasyon içinde çalışması, zararların sınırlanması açısından olumlu bir örnek oluşturdu. Ancak, daha önceden planlanmış mobil pompa ve geçici barajların sayısı artırılmalı. 3. **Toplum Katılımı:** Mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, afet anında kritik bir destek ağı sağladı. Bu ağın resmi kurumlarla daha entegre bir yapıya kavuşturulması, müdahale etkinliğini artıracaktır. 4. **İklim Değişikliği Perspektifi:** Uzun vadeli iklim modelleri, İstanbul gibi büyük metropollerin daha sık ve şiddetli sağanaklarla karşılaşacağını öngörüyor. Bu bağlamda, şehir planlaması ve kentsel tasarım, iklim dirençliliği odaklı yeniden yapılandırılmalı. Kağıthane Deresi’nin taşma noktasına ulaşması, sadece bir sel felaketi değil, aynı zamanda kentsel yönetim, altyapı planlaması ve toplumsal dayanışmanın bir sınavıydı. İBB, AFAD ve diğer ilgili kurumların bu deneyimden ders alarak, daha dayanıklı ve güvenli bir İstanbul inşa etmeleri, sadece Kağıthane sakinlerinin değil, tüm şehrin geleceği açısından hayati bir öneme sahip. **İstanbul’da sağanak yağışın etkisi hâlâ devam ediyor.** Yetkililer, yağışın tamamen durmasını beklerken, su seviyesinin kontrol altında tutulması, tahliye planlarının güncellenmesi ve vatandaşların bilgilendirilmesi konularında 24 saat hizmet vermeye devam ediyor. Şehrin diğer bölgelerinde de benzer riskler göz önünde bulundurularak, önleyici tedbirlerin alınması ve acil durum planlarının periyodik olarak gözden geçirilmesi büyük bir önem taşıyor. --- *Bu
Sağanağın etkisiyle Kağıthane Deresi taşma noktasına geldi
📌 Kaynak:
www.cumhuriyet.com.tr →
Bu haber, orijinal kaynaktan derlenerek birsaniye.com editörleri tarafından yeniden yazılmıştır.
💬 Yorumlar (0)