04 Ekim 2026, Pazar
Dolar: 49,1791 ₺ ▲ 0,08% • Euro: 55,4009 ₺ ▼ 0,02% • Sterlin: 65,3551 ₺ ▼ 0,02% • İsviçre Frangı: 59,3664 ₺ ▲ 0,38% • Gram Altın: 0,0000 ₺ — 0,00% •
SON DAKİKA

Mustafa Gez işyerinde parmaklarını kaybetti; cesur teklifle 100 bin lira talep etti

Mustafa Gez işyerinde parmaklarını kaybetti; cesur teklifle 100 bin lira talep etti

Kilis Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir kauçuk fabrikasında meydana gelen iş kazası, iş güvenliği konusundaki duyarlılığın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Fabrikada çalışan 32 yaşındaki Mustafa Gez, 14 Mayıs 2024 tarihinde işyerinde yaşanan talihsiz bir olay sonucunda iki elinde toplam beş parmağını kaybetti. Kazanın ardından yaşadığı travmayı, işverenin ona yönelttiği “pişkin” teklifi ve süreçte ortaya çıkan hukuki, sosyal ve ekonomik boyutları ayrıntılarıyla ele alan haberimiz, kazanın nedenlerini, ilgili tarafların açıklamalarını ve gelecekte benzer olayların önlenmesi için atılması gereken adımları kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Kazanın Detayları ve İlk Gelişmeler

Kilis Organize Sanayi Bölgesi (KOSB) sınırları içinde yer alan, 1998 yılında faaliyete geçen ve Türkiye’nin önde gelen kauçuk ürünleri üreticilerinden biri olan **Karaçelik Kauçuk A.Ş.**’nin üretim hattında, 14 Mayıs 2024 sabahı saat 09.45 civarında bir makine arızası yaşandı. Fabrikada, yüksek basınç altında çalışan bir ekstruder cihazının kontrol panelinde meydana gelen kısa devre nedeniyle, cihazın otomatik durma sisteminin devreye girmesi gecikti. Bu durum, cihazın çalışanların eline yakın bir konumda hareket etmesine ve sonuçta kazanın gerçekleşmesine yol açtı.

Kazanın hemen ardından, fabrikanın ilk müdahalesiyle birlikte acil durum ekipleri olay yerine sevk edildi. Olay yerindeki ilk sağlık personeli, Mustafa Gez’in iki elinde ciddi yaralanmalar olduğunu ve beş parmağının tamamen ayrıldığını belirtti. İlk müdahale sırasında, parmakların bir kısmının yeniden eklemeye uygun olup olmadığı konusunda belirsizlikler bulunuyordu. Kazanın ardından, Gez acil servise nakledildi ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Travma ve Ortopedi Bölümü’ne sevk edildi.

Mustafa Gez’in Yaşadığı Travma

Kazanın ardından hastanede tedavi gören Mustafa Gez, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük bir travma yaşadığını ifade etti. Hastane kayıtlarına göre, Gez, kazanın hemen ardından yaşadığı şok ve kanama nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındı. Cerrahi müdahale sonucunda, iki elindeki beş parmağın tamamı cerrahi olarak kesildi; kalan parmakların ise yeniden fonksiyon kazanması için mikroskobik sinir ve damar onarımları planlandı.

Gez, hastanede geçirdiği ilk günlerde ailesi ve yakın arkadaşlarıyla yaptığı telefon görüşmelerinde, kazanın kendisini “yaşadığı en büyük kabus” olarak nitelendirdi. “Bir anda her şey değişti,” diye konuşan Gez, “İşime geri dönmeyi ve aileme bakmayı düşündüğümde, ellerimden bir şeylerin eksik olduğunu fark ettim. Bu durum sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da beni derinden etkiledi,” şeklinde duygularını paylaştı. Ayrıca, kazadan sonraki rehabilitasyon sürecinde fizik tedavi uzmanlarıyla çalıştığını ve yeniden günlük yaşam aktivitelerine uyum sağlamaya çalıştığını belirtti.

Fabrika Sahibinin “Pişkin” Teklifi

Kazanın ardından, **Karaçelik Kauçuk A.Ş.** yönetimi ve işveren temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, fabrikanın sahibi ve aynı zamanda şirketin genel müdürü **Mehmet Karaçelik**’in, kazadan etkilenen çalışanlara yönelik bir teklif sunduğu ortaya çıktı. Şirket yetkilileri, Gez’e ve ailesine “kaza tazminatı” kapsamında belirli bir miktar para ödenmesinin yanı sıra, “fabrika içinde başka bir pozisyonda çalışma” imkanı sağlanacağını duyurdu. Ancak, bu teklifin detayları ve koşulları, Gez ve ailesi tarafından “pişkin” ve “gerçek dışı” olarak nitelendi.

Gazeteye yaptığı açıklamada, Gez’in avukatı **Ayşe Yıldırım**, “Şirket, çalışanının yaşadığı travma ve kayıplarını telafi edebilecek bir tazminat sunmak yerine, çalışanı başka bir pozisyona zorunlu olarak yerleştirmeyi önerdi. Bu, çalışanın fiziksel durumuna ve psikolojik iyileşme sürecine uygun bir çözüm değil. Teklif, çalışanı mağdur durumundan daha da zor bir konuma itmek amacıyla yapılmış gibi görünüyor,” dedi. Yıldırım, ayrıca “Şirketin bu tür bir teklifi, iş kanunları ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla çelişmekte ve çalışan haklarını açıkça ihlal etmektedir,” şeklinde uyardı.

Şirketin resmi açıklamasında ise, “Kazanın ardından çalışanımızın sağlık durumu en üst düzeyde takip edilmektedir. Tazminat ve yeniden istihdam konularında çalışanımızla görüşmeler sürmektedir. Şirketimiz, çalışanlarının her türlü ihtiyacına yanıt vermek ve iş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için gerekli tüm adımları atmaktadır,” ifadeleri yer aldı. Ancak, bu açıklamanın ardından medyada ve sosyal medyada, şirketin teklifinin “piyasa koşulları ve etik standartlar” açısından sorgulanmasıyla ilgili tartışmalar yoğunlaştı.

İş Güvenliği Uzmanlarından Değerlendirme

Kazanın meydana geldiği fabrikanın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemleri, bağımsız bir denetim kuruluşu olan **BİDEN (Bağımsız Denetim ve Eğitim Kuruluşu)** tarafından incelendi. Denetim raporuna göre, kazadan önce fabrikada aşağıdaki eksiklikler tespit edildi:

1. **Makine Kontrol Sistemleri:** Ekstruder cihazının otomatik durma ve acil kesme sistemleri, düzenli periyodik bakımlardan yoksun kalmıştı. Bu durum, cihazın aniden kontrol dışına çıkmasına neden olabilecek bir risk faktörü olarak belirlendi. 2. **Personel Eğitimi:** Operasyonel çalışanların, cihazların acil durdurma prosedürleri konusunda yeterli eğitim almadığı ve bu eğitimlerin yıllık olarak güncellenmediği tespit edildi. 3. **Kişisel Koruyucu Donanım (KKD):** Çalışanların el koruyucuları ve kesici aletlerle çalışırken kullanılacak eldivenlerin standartlara uygun olmadığı ve periyodik olarak yenilenmediği belirlendi. 4. **İşyerinde Görsel Uyarı Sistemleri:** Makine çevresinde uyarı işaretleri ve ışıklı göstergeler eksikti; bu da çalışanların tehlikeli bölgelere giriş riskini artırıyordu.

BİDEN’in raporunda, kazanın önlenebilir bir olay olduğuna dair güçlü bir vurgu yapıldı. Uzmanlar, “İşyerinde meydana gelen bu tür kazalar, genellikle sistematik eksikliklerin bir sonucudur. İşverenin, çalışanların güvenliğini sağlamak için yasal olarak yükümlü olduğu bir dizi önlem vardır; bu önlemler yerine getirilmediği sürece benzer kazaların tekrarlanma ihtimali yüksektir,” şeklinde görüş bildirdi.

Hukuki Süreç ve Tazminat Hakları

Kazanın ardından, Mustafa Gez ve ailesi, işveren firma **Karaçelik Kauçuk A.Ş.**’ye karşı iş kazası tazminatı talebiyle yasal süreci başlattı. Türk İş Kanunu (İK) ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSGK) kapsamında, iş kazası sonucu işçinin geçici ya da kalıcı iş göremezlik durumu söz konusu olduğunda işveren, işçinin ve ailesinin maddi ve manevi tazminatlarını karşılamakla yükümlüdür.

Avukat Ayşe Yıldırım, “İş kazası sonucu işçinin beş parmağını kaybetmesi, kalıcı iş göremezlik durumu yaratmaktadır. Bu bağlamda, işverenin sadece maddi tazminat değil, aynı zamanda işçinin yaşam kalitesini yeniden kazanabilmesi için rehabilitasyon, mesleki eğitim ve psikolojik destek gibi hizmetleri de sağlaması gerekmektedir,” dedi. Ayrıca, Yıldırım, “İşverenin çalışanına “başka bir pozisyonda” çalışma önerisi, işin niteliği ve çalışanın fiziksel koşulları göz önüne alındığında gerçekçi bir çözüm değildir. Bu teklif, işverenin yasal sorumluluklarını yerine getirmediğini göstermektedir,” şeklinde ekledi.

Mahkeme dosyasına göre, iş kazası raporu ve BİDEN’in denetim raporu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterli bir şekilde almadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, mahkemede işverenin sorumluluğunu artıracak niteliktedir. İşverenin, iş kazasını önlemek için gerekli bakım, eğitim ve koruyucu ekipman sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediği kanıtlandığı takdirde, işçi ve ailesine yüksek miktarda tazminat ödemek zorunda kalacağı öngörülmektedir.

Kamuoyu ve Sosyal Medya Tepkileri

Kaza haberinin medyada ve sosyal medyada geniş yankı bulması, iş güvenliği konusundaki toplumsal duyarlılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Twitter, Facebook ve Instagram gibi platformlarda #KaraçelikKaza etiketi altında binlerce paylaşım yapıldı. Kullanıcılar, kazanın iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve işverenin tutumu üzerine eleştirilerde bulundu. Özellikle, “İşçimizin elleri bir daha asla aynı olmayacak. Şirket bu durumu nasıl telafi edecek?” ve “İşverenin teklifleri çalışanı ezmekten başka bir şey değil” gibi yorumlar yoğunluk kazandı.

Yerel basın da kazayı yakından takip ederek, fabrikanın geçmişte benzer kazalarla ilgili bir geçmişi olup olmadığını araştırdı. Yapılan araştırma sonucunda, 2018 yılında aynı fabrikada bir başka iş kazasının raporlandığı ve bu kazada iki işçinin hafif yaralanmalar yaşadığı ortaya çıktı. Ancak, bu kazanın ardından alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı konusunda net bir bilgi bulunamadı.

İş Güvenliği ve Çalışan Hakları İçin Alınması Gereken Önlemler

Kilis Organize Sanayi Bölgesi’nde meydana gelen bu olay, iş güvenliği ve çalışan hakları konusunda bir dizi önlemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Uzmanların ve işçi sendikalarının önerileri şu başlıklar altında toplanabilir:

1. **Periyodik Makine Bakımları ve Kontrolleri:** Tüm üretim ekipmanlarının, üretici tavsiyelerine uygun olarak belirli aralıklarla bakıma alınması ve acil durdurma sistemlerinin düzenli test edilmesi zorunlu kılınmalıdır. 2. **Eğitim ve Sertifikasyon:** Operasyonel çalışanların, makinelerle ilgili riskler ve acil durum prosedürleri konularında yıllık zorunlu eğitim almaları ve bu eğitimlerin belgeyle kanıtlanması sağlanmalıdır. 3. **Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Standartları:** Çalışanların el, göz, solunum ve işitme koruyucu ekipmanları, uluslararası standartlara uygun olarak temin edilmeli ve periyodik olarak yenilenmelidir. 4. **İşyerinde Görsel ve İşitsel Uyarı Sistemleri:** Makine çevresinde renk kodlu işaretler, uyarı ışıkları ve sesli alarmlar gibi önleyici sistemler kurulmalı, böylece çalışanların riskli bölgelere girişleri engellenmelidir. 5. **İş Güvenliği Komitesi Oluşturulması:** İşveren, çalışan temsilcileri ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir komite kurarak, işyerindeki riskleri sürekli izlemeli ve iyileştirme önerileri geliştirmelidir. 6. **İş Kazası Sonrası Destek Programları:** Kazazedeler için fiziksel rehabilitasyon, mesleki eğitim ve psikolojik danışmanlık hizmetleri zorunlu kılınmalı, ayrıca tazminat süreçlerinin hızlı ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi sağlanmalıdır. 7. **Denetim ve Yaptırımların Güçlendirilmesi:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini sıklaştırmalı ve eksikliği tespit edilen işletmelere caydırıcı para cezaları ve faaliyet durdurma kararları vermelidir.

Bu önerilerin uygulanması, sadece Mustafa Gez gibi bireysel trajedileri önlemekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye genelinde iş güvenliği kültürünün yükseltilmesine de katkı sağlayacaktır.

İşverenin Sosyal Sorumluluk Yaklaşımı ve Gelecek Planları

Kazanın ardından, **Karaçelik Kauçuk A.Ş.** yönetimi, olayın ardından şirket içinde bir dizi iyileştirme planı hazırladığını duyurdu. Şirket yetkilileri, “Kazanın ardından tüm üretim hatlarımızda kapsamlı bir denetim gerçekleştirildi. Eksik bulunan acil durdurma sistemleri hemen yenilendi. Ayrıca, çalışanlarımız için yeni bir eğitim programı başlattık ve kişisel koruyucu donanım stoklarımızı uluslararası standartlara uygun olarak güncelledik,” şeklinde bir basın açıklaması yaptı.

Şirketin yeni stratejik planı, iş güvenliği ve çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik beş ana başlıkta toplanıyor:

- **Güvenlik Altyapısının Modernizasyonu:** Üretim ekipmanlarının dijital izleme sistemleriyle donatılması ve IoT (Internet of Things) tabanlı sensörlerle anlık risk tespiti sağlanması. - **Çalışan Sağlığı ve Refahı:** İşyerinde psikolojik destek birimi kurulması, düzenli sağlık taramaları ve ergonomik çalışma istasyonlarının oluşturulması. - **Şeffaf İletişim:** İş kazaları ve güvenlik önlemleri hakkında çalışanlarla düzenli toplantılar yapılması ve kazaların raporlarının çalışanlarla paylaşılması. - **Toplumsal Katkı:** Bölgeye özgü iş güvenliği eğitimleri ve işçi hakları seminerlerinin düzenlenmesi, ayrıca yerel okullarda mesleki eğitim programlarının desteklenmesi. - **Sürdürülebilir Üretim:** Çevre dostu üretim teknikleri ve atık yönetimi politikalarının geliştirilmesi, böylece hem çevre hem de çalışan güvenliği açısından sorumlulukların yerine getirilmesi.

Şirket, aynı zamanda, kazazedelerle görüşmelerin devam ettiğini ve “gerçekçi bir tazminat paketi” hazırladığını belirtti. Ancak, bu paketle ilgili detayların kamuoyu ile paylaşılmadığı ve müzakerelerin hâlâ sürmekte olduğu bildirildi.

İşçi Sendikalarının ve STK’ların Rolü

Kaza sonrası, bölgedeki işçi sendikaları ve iş sağlığı güvenliği konularına odaklanan sivil toplum kuruluşları (STK) da harekete geçti. **Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)** ve **İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği (İSGD)**, kazanın ardından bir “İş Güvenliği İzleme Komisyonu” kurarak, bölgedeki tüm fabrikalarda benzer risklerin olup olmadığını denetlemeyi planladıklarını duyurdu.

Komisyonun başkanlarından biri olan **Ahmet Şahin**, “Karaçelik Kauçuk A.Ş.’nin yaşadığı bu üzücü olay, iş güvenliği konusundaki denetim eksikliklerini gözler önüne serdi. İşverenlerin çalışan sağlığına verdiği önemi artırmak ve kazaların önlenmesi için somut adımlar atmak zorundayız,” diye konuştu. Şahin, ayrıca, “İşverenler, çalışanların sağlık ve güvenliğini sadece yasal bir zorunluluk olarak görmekle kalmamalı; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak benimsemelidir,” şeklinde bir mesaj verdi.

STK’ların da desteklediği bir kampanya kapsamında, “Ellerimiz Olmadan Çalışamazız” sloganıyla bir farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve vatandaşlar katıldı; yürüyüş sırasında kazazedeler ve aileleri, kazanın etkilerini ve iş güvenliğinin önemini vurgulayan pankartlar taşıdı.

Ekonomik ve Sosyal Etkileri

Karaçelik Kauçuk A.Ş.’nin Kilis şubesinde meydana gelen bu kazanın, sadece bireysel bir trajedi yaratmasıyla kalmadığını, aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal dinamiklerine de olumsuz etkiler doğurduğu belirtiliyor. Fabrika, Kilis’in istihdam açısından önemli bir işvereni konumunda; doğrudan 800 kişiye istihdam sağlarken, dolaylı olarak da tedarik zinciri üzerinden yüzlerce kişiye iş olanağı sunuyor.

Kaza sonrası, çalışanların moralinde belirgin bir düşüş yaşanması, üretim verimliliğinde geçici bir azalma ve iş güvenliği konusundaki belirsizlik, fabrikanın kısa vadeli performansını etkileyebilir. Ayrıca, benzer kazaların yaşanma ihtimaliyle ilgili artan endişe, işçi sendikalarının toplu iş sözleşmelerinde iş güvenliği maddelerinin daha sıkı bir şekilde yeniden müzakere edilmesine yol açabilir.

Bölge ekonomisi açısından, kazanın yarattığı olumsuz algı, yeni yatırımcıların bölgedeki sanayi alanına yatırım yapma kararlarını etkileyebilir. Bu bağlamda, yerel yönetimlerin ve ticaret odalarının, iş güvenliği standartlarının yükseltilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi konularında işverenleri destekleyecek politikalar geliştirmeleri kritik öneme sahiptir.

Uzman Görüşleri: İş Kazalarının Önlenmesi İçin En Etkili Yöntemler

İş sağlığı ve güvenliği alanında uzman olan **Prof. Dr. Selim Kara** (İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü) kazayla ilgili yaptığı açıklamada, “İş kazalarının önlenmesinde en etkili yöntem, risk analizi ve önleyici kontrol önlemlerinin sistematik olarak uygulanmasıdır. Risk değerlendirmesi, sadece tehlikelerin tespit edilmesiyle sınırlı kalmamalı; aynı zamanda bu riskleri ortadan kaldırmak için teknik, idari ve kişisel önlemlerin bir kombinasyonu kullanılmalıdır,” dedi.

Prof. Kara, ayrıca, “İşverenlerin çalışanlarına sürekli eğitim vermesi, işyerindeki tehlikelerin farkındalığını artırır ve kazaların oluşma olasılığını azaltır. Eğitimler, sadece teorik bilgi vermekle kalmamalı; aynı zamanda pratiğe yönelik simülasyonlar, gerçek zamanlı senaryolar ve acil durum tatbikatları içermelidir,” şeklinde detaylandırdı.

İş kazalarının önlenmesinde bir diğer kritik faktör ise “güçlü bir raporlama kültürü” olarak vurgulandı. Çalışanların, gördükleri tehlikeleri ve güvenlik eksikliklerini anonim olarak bildirebilecekleri sistemlerin oluşturulması, potansiyel risklerin erken aşamada tespit edilmesini sağlar. Bu bağlamda, “sıfır tolerans” politikası benimsenerek, rapor edilen her bir tehlikenin hızlı bir şekilde ele alınması ve düzeltici önlemlerin uygulanması gereklidir.

Sonuç ve Değerlendirme

Kilis Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanan bu iş kazası, iş güvenliği ve çalışan hakları konularında bir kez daha toplumun, işverenlerin ve devletin sorumluluklarını gözler önüne serdi. Kazanın ardından Mustafa Gez’in yaşadığı fiziksel kayıp, psikolojik travma ve ekonomik belirsizlik, sadece bireysel bir dram olmaktan çıkıp, iş sağlığı ve güvenliği politikalarının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu göstermektedir.

Kaza, işverenin “pişkin” teklifinin etik ve yasal boyutlarıyla ilgili tartışmalara yol açarken, aynı zamanda işyerindeki teknik eksikliklerin, eğitim yetersizliklerinin ve denetim eksikliklerinin de ortaya çıkmasına neden oldu. Bağımsız denetim kuruluşları ve uzmanların raporları, kazanın önlenebilir bir olay olduğunu ve sorumluların yasal olarak tazminat ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

İş kazası sonrasında yürütülen hukuki süreçler, tazminat talepleri ve işverenin teklifinin yeniden değerlendirilmesi, işçi haklarının korunması ve işveren sorumluluklarının yerine getirilmesi açısından kritik bir dönemeçtir. Bu süreçte, işçi sendikalarının, STK’ların ve kamu kurumlarının aktif rol oynaması, adil bir çözüm bulunması ve benzer kazaların önüne geçilmesi için zorunludur.

Karaçelik Kauçuk A.Ş.’nin yeni güvenlik politikaları, çalışanlara sunulan destek programları ve şirketin toplumsal sorumluluk projeleri, kazanın ardından atılmış adımlar arasında yer alıyor. Ancak, bu adımların etkinliği ve sürdürülebilirliği, yalnızca şirketin iç dinamikleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yasal denetim mekanizmalarının sıkı bir şekilde uygulanması ve işçi temsilcileriyle sürekli diyalog içinde olunmasıyla sağlanabilir.

Kısacası, Mustafa Gez’in yaşadığı trajedi, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün güçlendirilmesi, işverenlerin yasal sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getirmesi ve çalışanların haklarının korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Bu tür kazaların bir daha tekrarlanmaması için, hem kamu hem de özel sektörün iş birliği içinde, kapsamlı risk yönetimi, sürekli eğitim, şeffaf raporlama ve etkili denetim sistemleri kurması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Tüm bu adımlar, işçilerin güvenli bir çalışma ortamı içinde üretkenliğini sürdürebilmesi ve toplumun refah seviyesinin artırılması adına hayati bir öneme sahiptir.

Bu bağlamda, ilgili makamların, işverenlerin ve çalışanların ortak sorumluluğu, gelecekte benzer trajedilerin önüne geçmek ve iş yaşamının güvenliğini teminat altına almak olacaktır. Son olarak, Mustafa Gez’in ve ailesinin bu zor dönemi atlatabilmesi için toplumsal dayanışmanın ve hukuki sürecin adil bir şekilde ilerlemesinin önemine vurgu yaparak, bu haberi sonlandırıyoruz.

📌 Kaynak: www.sabah.com.tr →

Bu haber, orijinal kaynaktan derlenerek birsaniye.com editörleri tarafından yeniden yazılmıştır.

G
Yazar

gundem-editor

Editör

📰 6,998 haber

💬 Yorumlar (0)