16 Ekim 2026, Cuma
Dolar: 49,5289 ₺ ▲ 0,11% • Euro: 55,8041 ₺ ▲ 0,28% • Sterlin: 66,2090 ₺ ▲ 0,59% • İsviçre Frangı: 60,2076 ₺ ▲ 0,61% • Gram Altın: 0,0000 ₺ — 0,00% •
SON DAKİKA

Fon skandalında yasa teklifi komisyonda kabul edilirken kimse hatayı üstlenmedi

Fon skandalında yasa teklifi komisyonda kabul edilirken kimse hatayı üstlenmedi

Meclis Koridorlarında Fon Gerilimi: Milyarlık Vurgunun Gölgesinde Bürokratik Savunma Türkiye mali sistemini sarsan, binlerce kişiyi mağdur eden ve kamuoyunda derin yankı uyandıran devasa fon skandalının ardından hazırlanan yasa teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda tansiyonu yüksek, uzun ve yıpratıcı bir mesainin ardından kabul edildi. Ancak saatler süren görüşmelerin ardında bıraktığı en net tablo, sistemik krizin büyüklüğünden ziyade, devletin en kritik mali denetim ve düzenleme kurumlarının sergilediği "sorumsuzluk zırhı" oldu. Milyarlarca liralık kayıpların ve organize finansal manipülasyonların gölgesinde toplanan komisyonda, masanın etrafına dizilen hiçbir kurum ya da kuruluş yaşanan zafiyette en ufak bir sorumluluk payı üstlenmedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın bakan yardımcıları düzeyinde temsil edildiği toplantıda; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Takasbank, Borsa İstanbul ve Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK) gibi sermaye piyasalarının omurgasını oluşturan kurumların tepe yöneticileri hazır bulundu. Muhalefet milletvekillerinin ısrarlı soruları karşısında bürokratların sergilediği kaçamak, teknik yetersizlik barındıran ve adeta suçu görünmez ellere havale eden tutumu, sadece muhalefeti değil, toplantıyı yöneten iktidar kanadını dahi çileden çıkardı. AK Partili Komisyon Başkanı Mehmet Muş’un bürokrasiye yönelik açık ve sert uyarıları, komisyon tutanaklarına tarihi bir ders ve sistem eleştirisi olarak geçti. ## MASAK'tan Çarpıcı İtiraf: "Para Gittikten Sonra Haberimiz Oluyor" Komisyon görüşmelerinin belki de en çarpıcı, sisteme dair en umut kırıcı anları MASAK Başkanı Hasan Kaymak’ın milletvekillerinin sorularına verdiği yanıtlarda yaşandı. Kamuoyunda finansal istihbaratın amiral gemisi olarak bilinen ve şüpheli para hareketlerini anlık takip etmesi beklenen MASAK'ın, aslında devasa vurgunlar karşısında ne kadar etkisiz ve reaktif kaldığı birinci ağızdan itiraf edildi. Hasan Kaymak, kamuoyundaki genel algının aksine, piyasalarda gerçekleşen çok büyük çaplı ya da orta büyüklükteki mali operasyonların MASAK’ın rutin denetim ve onay süzgecinden geçmesi gibi bir işleyişin yasal ve fiili olarak bulunmadığını vurguladı. Bu açıklamalar üzerine söz alan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın yönelttiği, "Yani para gittikten, iş işten geçtikten sonra mı sizin haberiniz oluyor?" sorusu komisyon salonundaki havayı bir anda buz kesti. MASAK Başkanı Kaymak’ın bu soruya hiç tereddüt etmeden, son derece soğukkanlı bir şekilde "Tabii ki" yanıtını vermesi, devletin denetim mekanizmalarının sadece birer "otopsi uzmanı" gibi çalıştığını gözler önüne serdi. Kaymak savunmasını daha da derinleştirerek, kayıt dışılığın ve modern finansal enstrümanların devlet denetimini nasıl bypass ettiğini şu sözlerle anlattı: "Bazı işlemler hiçbir şekilde resmi kayıtlara girmemiş işlemler olabiliyor. Bir virman işlemini, geleneksel bankacılık dışı bir trafiği ya da bir kripto varlığın soğuk cüzdana çekilmesini izleyebilecek, adım adım takip edebilecek bir beşeri kapasite veya mekanizma dünyada da yok. Samimiyetle ifade edeyim; bahsettiğiniz astronomik miktarlardaki işlemlere dair sistemlerimizde en ufak bir ön iz, bir alarm kaydı bulunmuyor. Bahsi geçen meblağlar devasa rakamlar. Zaten Türkiye sınırları içerisinde bu denli büyük hacimli işlemleri tek seferde kaldırabilecek, realize edebilecek yerli bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı da mevcut değil. Para büyük ihtimalle yurt dışındaki bir hesaptan yine yurt dışındaki başka bir hesaba; bilgisayarlar, harici bellekler, flaş diskler ve soğuk cüzdanlar vasıtasıyla aktarıldı. Bu transferlerin bu yöntemlerle yapılmış olma ihtimali çok yüksek." MASAK cephesinden gelen bu "çaresizlik" tablosu, dijitalleşen finans çağında denetim aygıtlarının geleneksel yöntemlere hapsolduğunu ve denetimsiz kalan boşluklarda milyarların nasıl buharlaştığını adeta tescillemiş oldu. ## Erhan Usta’nın İsyanı: "Herkes Mükemmel Ama Vurgun da Mükemmel!" Bürokratların art arda söz alarak kurumlarının mevzuata harfiyen uyduğunu, hiçbir aşamada görev ihmali yapılmadığını, sistemin tıkır tıkır işlediğini savunması üzerine muhalefet sıralarından yükselen tepkiler de sertleşti. Görüşmelerin sonuna doğru söz alan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, komisyondaki trajikomik tabloyu çok sert ve çarpıcı bir dille özetledi. Bürokratik savunma reflekslerinin mantık sınırlarını aştığını belirten Usta, adeta kayıtlara geçecek bir sistem ironisine imza attı. Usta, kurum temsilcilerinin yüzlerine karşı yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Bugün sabahtan beri burada bürokrat arkadaşları dinliyoruz. Anlattıklarına bakılırsa aralarından tek bir kişinin, tek bir kurumun yaptığı işte en ufak bir kusur, ihmal veya eksiklik yok. MASAK mükemmel çalışmış, SPK kusursuz görev yapmış, diğer kurumlar mevzuatın dışına bir milim bile taşmamış! Herkes işini mükemmel yapmış ama ortada mükemmel de bir vurgun var! Ben bu işi gerçekten anlamadım, aklım almıyor. Herkes işini dört dörtlük yaptıysa, kimse hata yapmadıysa bu felaket nasıl meydana geldi? Bakıyorum, sabahtan beri bir tek bürokrattan bile 'Evet, haklısınız, şurada bir koordinasyonsuzluk oldu, şu noktada mevzuat yetersiz kaldı, şurada bir hatamız olmuş olabilir' mealinde tek bir cümle duymadık. Herkes sütten çıkmış ak kaşık, herkes hukuki çerçevede... Peki soruyorum size, herkes bu kadar mükemmelken bu millet nasıl soyuldu, bu iş nasıl oldu ya?" Usta’nın bu isyanı, denetleyici organların "şekli uygunluk" arkasına sığınarak fiili felaketleri görmezden gelme alışkanlığının Meclis çatısı altındaki en somut teşhiri oldu. ## SPK Masası: "Gece İkilere Kadar Çalışıyoruz Ama Nihai Karar DDK'da" MASAK’ın ardından eleştiri oklarının doğrudan hedefinde olan bir diğer kritik kurum Sermaye Piyasası Kurulu’ydu. Yatırımcıların korunması ve piyasa güvenliğinin tesisi noktasında birinci derecede yetkili olan SPK adına eleştirileri göğüslemeye çalışan isim SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu oldu. Aksu, komisyon üyelerinin denetim zafiyeti ve geç müdahale suçlamalarına karşı kurumsal yoğunluğu ve piyasa dengelerini öne süren bir savunma hattı kurdu. Göreve yeni başladığını hatırlatarak sözlerine başlayan Aksu, kurum içinde olağanüstü bir mesai harcandığını belirtti: "Ben SPK’ya mayıs ayının ortalarında geldim. Orada bizzat kendi gözlerimle şahit olduğum bir gerçek var: Kuruldaki arkadaşlarımızın haftanın hiçbir günü gece saat on ikiden önce kurum binasından çıktıkları vaki değildir. Kimi kurul toplantılarımız gece saat ikilere kadar kesintisiz sürüyor. Bütün bu dosyalar, iddialar ve şikayetler en ince detayına kadar, büyük bir hassasiyetle masaya yatırılıyor." Aksu, piyasayı denetlerken aynı zamanda sermayeyi ürkütmeme ikilemi yaşadıklarını da itiraf etti: "Yaptığımız tüm işlemler mutlak surette hukuki çerçeve içerisinde yürütülüyor. Ancak bir yandan denetim yaparken diğer yandan sermaye piyasalarına yatırım yapan diğer aktörlerin, dürüst paydaşların sektöre yatırım yapmaktan vazgeçmesine yol açacak, piyasayı kilitleyecek veya onları ürkütecek orantısız adımlar atmamaya azami özen gösteriyoruz. Elbette yaşanan bu olumsuz tablo, ortaya çıkan bu vahim sonuç en az sizler kadar bizleri de derinden yaralamış ve üzmüştür." Sorumluluk iddiaları karşısında topu Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) atan Aksu, "Mesele şu anda Devlet Denetleme Kurulu’nun uhdesindedir. DDK konuyla ilgili çok kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Oradaki tahkikat neticelendiğinde SPK’nin kurumsal sorumluluğu nedir, sistemin neresinde bir aksaklık ya da gedik vardır, hepsi tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkacaktır. Bizler de kurul olarak orada çıkacak her türlü sonuca, rapora şimdiden peşinen razıyız" diyerek kurumsal bir özeleştiri yapmaktan kaçındı. ## Komisyon Başkanı Mehmet Muş’tan Bürokratlara Soğuk Duş Komisyonda saatler ilerledikçe bürokratların kaçamak yanıtları, teknik sorular karşısındaki hazırlıksızlıkları ve ödeme planlarına ilişkin tatmin edici açıklamalar getirememeleri, toplantıyı yöneten AK Partili Komisyon Başkanı Mehmet Muş’un da sabrını taşırdı. Muş, alışılagelmiş iktidar refleksiyle bürokrasiyi korumak yerine, tam tersine bürokratların yetersizliğini açıkça yüzlerine vurdu ve salonda buz gibi rüzgarlar estirdi. Özellikle Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı

📌 Kaynak: www.cumhuriyet.com.tr →

Bu haber, orijinal kaynaktan derlenerek birsaniye.com editörleri tarafından yeniden yazılmıştır.

G
Yazar

gundem-editor

Editör

📰 15,628 haber

💬 Yorumlar (0)