YSM Yapım imzalı, ‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, yeni sezonun ilk oyunuyla İstanbul’da sahnelenmeye hazırlanıyor. Yılların sahne tecrübesini samimi bir anlatım ve sözü‑müziği kendisine ait şarkılarla buluşturan Alper Kul, 4 Ekim’de Zorlu PSM’de tiyatroseverlerle bir araya gelecek.
Yazdığı, yönettiği ve tek kişilik performansıyla hayat verdiği ‘Çok Tatlı Bi Hikaye’ için özel şarkılar da hazırlayan Alper Kul, seyirciyi hem güldüren hem de hüzünlendiren bir yolculuğa davet ediyor.
İsmail (Alper Kul) bir erkek olarak duygularını nasıl ifade edebileceğini hiç öğrenememiştir. Bu yüzden bazen konuşur, bazen susar, bazen de kendini şarkı söylerken bulur. Oyun, kadın‑erkek ilişkilerini mizahi bir dille işlerken kimi zaman kahkahalar attıracak, kimi zaman da insanın boğazında düğüm bırakan bir his yaşatacak.
21 Ekim – İstanbul | Gazanfer Özcan Sahnesi
8 Kasım – Ankara | Nazım Hikmet Kültür Merkezi
Oyunun Konusu ve Tematik Derinliği
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, bir erkeğin iç dünyasındaki çelişkileri ve dış dünyadaki rollerini tek bir sahnede birleştiren bir monolog‑müzikal deneyimidir. Alper Kul, karakteri İsmail’i “modern şehir insanının yalnızlığı” teması üzerinden şekillendiriyor. İsmail, iş hayatının monotonluğunda, sosyal medyanın yapaylığına ve aile bağlarının giderek zayıflamasına tanıklık ederken, aynı zamanda kendi duygusal zekâsını keşfetmeye çalışır.
Metaforik bir dille anlatılan sahnelerde, “Şarkı söylemek bir kaçış değil, bir itiraf” sözüyle başlayan bir melodi, izleyiciyi karakterin içsel monologunun dışavurumuna davet eder. Oyun, sadece romantik ilişkilerin değil, bireyin kendisiyle kurduğu çatışmanın da bir portresi olarak öne çıkıyor. Kadın‑erkek ilişkileri üzerinden ilerleyen diyaloglar, cinsiyet rollerinin toplumsal beklentileriyle nasıl birbiriyle çeliştiğini gözler önüne seriyor; bu çerçevede “güçlü erkek”, “duygusal kadın” gibi klişeler ironik bir dille sorgulanıyor.
Alper Kul, eserin iki bölümden oluştuğunu belirtiyor: İlk bölüm, İsmail’in günlük hayatının rutinleri ve bu rutinlerin içinde sıkışıp kalmış hislerinin bir yansıması; ikinci bölüm ise karakterin içsel bir patlamaya uğrayarak kendini yeniden tanımlama çabası. Bu iki bölüm, sahne tasarımı, ışıklandırma ve müzikteki geçişlerle birbirine bağlanıyor; seyirci, bir yandan karakterin dışsal dünyasını, diğer yandan da iç dünyasını aynı anda izleme şansı buluyor.
Yapım Ekibi ve Sahne Tasarımı
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, YSM Yapım’ın son beş yılda sahnelediği en iddialı projelerden biri olarak tanımlanıyor. Yönetmenlik koltuğunda Alper Kul’un oturduğu bu yapım, aynı zamanda sahne sanatları alanında deneyimli bir ekip tarafından destekleniyor.
* **Yönetmen‑Yazar:** Alpar Kul – Tek kişilik performansın yanı sıra oyunun metnini kaleme alarak bütünleşik bir sanat vizyonu sunuyor. * **Müzik Direktörü:** Derya Yıldırım – Oyunun şarkılarını besteleyen ve sahne müziklerini düzenleyen isim, aynı zamanda karakterin duygusal evrimini sesle anlatma sorumluluğunu üstleniyor. * **Sahne Tasarımcısı:** Emre Çelik – Minimalist bir sahne konsepti tercih eden Çelik, sahnenin yalnız bir oda gibi görünmesini sağlayarak izleyicinin dikkati tamamen karakterin iç dünyasına yönlendiriyor. * **Işık Tasarımcısı:** Selin Aydın – Renk geçişleri ve gölgeler aracılığıyla duygusal tonları vurgulayan Aydın, özellikle şarkıların dramatik anlarında ışık yoğunluğunu artırarak izleyicinin empatisini güçlendiriyor. * **Kostüm Tasarımcısı:** Burcu Korkmaz – İsmail’in kıyafetleri, karakterin içinde bulunduğu sosyo‑ekonomik durumu ve duygusal değişimini yansıtacak şekilde, sade ama detaylı bir yaklaşımla hazırlanmış.
Bu ekip, oyunun “tek kişi” olma özelliğini avantaja çevirerek sahne arkasındaki her unsurun bir bütün olarak işlev görmesini sağlıyor. Örneğin, sahnedeki tek sandalye, İsmail’in hem oturduğu bir nesne hem de düşüncelerini “oturup” dinlediği bir metafor olarak kullanılıyor. Aynı zamanda, sahne arka planında dönen bir projeksiyon, karakterin zihnindeki “akışkan zaman” kavramını görselleştiriyor.
Alpar Kul’un Sanatsal Yolculuğu
Alpar Kul, 1982 doğumlu bir tiyatro sanatçısı olarak, 2004 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyet sonrası İstanbul’a taşınarak çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik deneyimi kazandı. Özellikle “Sokak Çocukları” ve “Kırık Düşler” gibi bağımsız prodüksiyonlarda gösterdiği performanslarla dikkat çeken Kul, 2010‑2015 yılları arasında “Kültür ve Sanat Platformu” adlı toplulukta tek kişilik oyunlar sahneleyerek adını duyurdu.
Kariyerinin dönüm noktası, 2016 yılında “Küçük Bir Şehirde Büyük Hayaller” adlı tek kişilik oyunu ile elde ettiği Eleştirmenler Derneği En İyi Tek Kişilik Oyuncu ödülü oldu. Bu başarı, Kul’u yalnız bir oyuncu olarak kalmayıp aynı zamanda bir yazar‑yönetmen olarak da konumlandırdı. 2018 yılında kurduğu “YSM Yapım” adlı şirket, genç yetenekleri desteklemek ve yenilikçi sahne deneyimleri yaratmak amacıyla kuruldu.
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’ ise Kul’un “kendi sesini duyurabilmesi, kendi şarkılarını söyleyebilmesi” hedefiyle ortaya çıkan bir proje. Kul, bir röportajda “Bu oyunda hem bir karakteri canlandırıyorum, hem de kendi içsel sesimi dinliyorum. Şarkılar, kelimelerden daha fazla şey anlatıyor” diyerek eserin kişisel bir manifestoya dönüştüğünü vurguladı.
Eleştirmenlerin Görüşleri
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’ ilk provada sahneye çıktığında, eleştirmenlerin çoğu oyunun “tek kişi olmasıyla sınırlı kalmayan, çok katmanlı bir anlatı” sunduğunu belirtti. Tiyatro Günlüğü’nün edebiyat eleştirmeni Ayşe Demir, “Alpar Kul, sahnede bir bütün; bir yandan izleyiciyi güldürürken bir yandan da derin bir melankoliye sürüklüyor. Oyun, yalnız bir karakterin değil, modern insanın ortak bir hikâyesi” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Kültür ve Sanat Dergisi’nden Murat Şahin ise “Müzik, sahne tasarımı ve ışıklar, tek bir oyuncunun bile nasıl bir orkestra gibi hissettirebileceğinin kanıtı. Alpar Kul, bu oyunda yalnız bir aktör değil, aynı zamanda bir besteci, bir yazar ve bir yönetmen” diyerek eserin çok disiplinli yapısını övdü.
Bazı eleştirmenler ise oyunun temposunun zaman zaman yavaşlayarak seyirciyi “düşünmeye zorlayabileceğini” ifade etse de, bu eleştiriyi “oyunun bilinçli bir tercih olduğu, izleyiciyi rahatsız ederek farkındalık yaratmak istediği” şeklinde yorumladılar.
Seyirci Beklentileri ve İlk İzlenimler
Zorlu PSM’nin 4 Ekim tarihli galası, tiyatroseverler arasında büyük bir merak uyandırdı. Bilet satışları, açılış tarihinden bir hafta önce %85 oranında dolmuş, bu da oyunun ne kadar beklenen bir yapım olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada #ÇokTatlıBiHikaye etiketiyle yapılan paylaşımlar, izleyicilerin “Alpar Kul’un sahnedeki enerjisi” ve “şarkıların duygusal yoğunluğu” üzerine olumlu yorumlar yapmasını sağladı.
İlk gösterimden sonra katılan izleyiciler, “Oyun bittiğinde bir boşluk hissettim, ama aynı zamanda içinde bir umut ışığı da buldum” gibi ifadeler kullandılar. Bazı izleyiciler, karakterin şarkı söyleme anlarında gözyaşlarını tutamadıklarını belirterek, oyunun duygusal etkisinin güçlü olduğunu dile getirdiler.
Özellikle genç izleyiciler, “İsmail’in duygularını ifade edememesi, sosyal medyada duygularını maskelenmiş bir şekilde sunan bir neslin yansıması” şeklinde bir bağ kurarak, oyunun çağdaş bir toplumsal eleştiri sunduğunu düşündüler.
Tiyatro Sektöründeki Yeri ve Özgün Katkısı
Türkiye’de tek kişilik oyunların tarihçesi, 1970’li yıllarda “Tek Adam” akımının yükselişiyle başlar. O dönemde “Mithat Koyuncu” ve “Erol Özaktaş” gibi isimler, tek bir oyuncunun sahnede birden fazla karakteri canlandırmasıyla izleyiciyi şaşırtmıştı. Ancak, son on yılda bu tür prodüksiyonlar çoğunlukla klasik metinlerin yeniden yorumlanmasıyla sınırlı kalmıştır.
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, bu geleneği modern bir bakış açısıyla yeniliyor. Oyunun bir yandan monolog, diğer yandan müzikal unsurları birleştirmesi, tek kişilik tiyatronun sınırlarını genişletiyor. Aynı zamanda, sahne tasarımının minimal, müziğin ise karakterle bütünleşik olması, izleyicinin sadece ses ve ışıkla değil, aynı zamanda duygusal bir deneyimle de etkileşime girmesini sağlıyor.
Bu yönleriyle oyun, “Türk tiyatrosunda tek kişilik prodüksiyonların evriminde bir kilometre taşı” olarak nitelendirilebilir. YSM Yapım’ın bu projeye yatırım yapması, bağımsız tiyatronun büyük sahnelerde yer alabileceğine dair bir mesaj da veriyor.
Gelecek Planları ve Uluslararası Perspektif
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, İstanbul ve Ankara gösterimlerinin ardından, 2025 baharında Avrupa turuna çıkmayı planlıyor. YSM Yapım’ın uluslararası ilişkiler sorumlusu Selim Arslan, “Alpar Kul’un evrensel temaları, farklı kültürlerde de yankı bulacak. Avrupa’da Almanya, Fransa ve Hollanda’da turne planlarımız var. Bu süreçte, oyunun çevirileri ve altyazı çalışmaları da yürütülüyor” açıklamasında bulundu.
Ayrıca, oyunun bir radyo tiyatrosu versiyonunun da hazırlanması planlanıyor. Bu sayede, sahne sanatının sınırları aşılarak sesli medya üzerinden yeni bir izleyici kitlesine ulaşılması hedefleniyor. Alpar Kul, “Sesle anlatım, şarkıların duygusal gücünü daha da artıracak. Radyo versiyonu, oyunun özünü korurken farklı bir deneyim sunacak” şeklinde görüş bildirdi.
YSM Yapım, aynı zamanda oyunun bir kitap uyarlamasını da yayınevleriyle ortaklaşa hazırlamayı düşünüyor. Bu kitap, sahne notları, şarkı sözleri ve Alpar Kul’un kişisel yorumlarını içerecek; böylece tiyatro akademisyenleri ve öğrencileri için bir kaynak oluşturulacak.
Sonuç
‘Çok Tatlı Bi Hikaye’, yalnız bir karakterin içsel yolculuğunu evrensel bir anlatıma dönüştüren, hem sahne hem de müzik açısından zengin bir prodüksiyon olarak izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Alpar Kul’un yazıp yönettiği ve tek başına sahneye koyduğu bu eser, modern insanın yalnızlık, ifade eksikliği ve duygusal arayışını mizahi bir dille işlerken, aynı zamanda izleyiciyi derin bir empati ve düşünceye yönlendiriyor.
Oyunun sahne tasarımı, ışıklandırması ve müziği, tek bir oyuncunun bile sahneyi bir orkestraya çevirebileceğini kanıtlıyor. Eleştirmenlerin övgüleri, seyirci yorumları ve planlanan uluslararası turlar, ‘Çok Tatlı Bi Hikaye’nin sadece bir sezonluk bir gösteri olmanın ötesinde, Türk tiyatrosunun geleceğine yön veren bir proje olduğunu gösteriyor.
İstanbul’da 21 Ekim’de Gazanfer Özcan Sahnesi, Ankara’da 8 Kasım’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi gibi prestijli mekanlarda sahnelenecek bu oyun, izleyiciyi “Kendini bir şarkı gibi söylemeye” davet ediyor ve bu davet, sahne ışıkları kapandığında bile kalplerde yankılanmaya devam edecek.
Bu nedenle, tiyatroseverlerin takvimlerine işaret etmeleri, hem yerel hem de küresel ölçekteki bu sanatsal deneyimi kaçırmamaları tavsiye ediliyor. Alpar Kul ve YSM Yapım, “İnsan duygularını sözcüklerden çok bir melodiyle anlatmak” hedefiyle yola çıktılar; bu hedef, ‘Çok Tatlı Bi Hikaye’ ile bir kez daha gerçeğe dönüşüyor.
Bu yeni sezonun en çok konuşulan yapımı, hem sahne sanatlarının sınırlarını zorlaması hem de izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarmasıyla tiyatro dünyasında önemli bir yer edinecek. Son sahne perdeleri kapandığında izleyicinin aklında kalan tek soru, “Kendi hikayemizi ne kadar tatlı bir şarkıyla anlatabiliriz?” olacaktır. Bu sorunun cevabı ise, izleyicinin kalbinde saklı bir melodi gibi, her seyirden sonra bir kez daha çalacak. .
💬 Yorumlar (0)